İZMİR
KENT İÇİ DEMİRYOLLARININ DURUMU VE ISLAHI
KONUNUN ÖNEMİ VE SORUNUN BELİRLENMESİ
Çağdaş bir kentte demiryolları, taşımacılıkta ve
ulaşımda büyük öneme sahiptir. Aşağıdaki çalışmada kısaca İzmir kentiçi
demiryollarının durumu incelenmekte ve az bir bütçe ile nasıl ıslah
edileceği açıklanmaktadır. Hiç şüphesiz ıslah çalışmaları kurum olarak
sadece TCDD’yi bağlamamakta fakat büyükşehir belediyesi ve karayolları
müdürlüklerini de ilgilendirmektedir.
Halkapınar - Basmane ve Kemer -
Alsancak arası demiryolu koridorları, kentimiz için büyük önem
taşımaktadır. Bu koridorlar modernize edilip, metro ve ulusal demiryolu
trafiğine daha kapsamlı bir şekilde hizmet etmelidir. Basmane -
Halkapınar ve Alsancak - Kemer koridorları demiryolu trafiğini kent
içine bağlamaktadır. Bu iki koridor sayesinde kuzey ve güney
banliyölerinde oturan kent halkı, banliyö trenleri sayesinde en
çabuk yolla kent merkezlerine ulaşmaktadır. Bu suretle kent
merkezindeki Basmane ve Alsancak kalkış noktaları büyük önem
kazanmaktadır. Metro projesi tamamlandığında bile bu iki kalkış noktası
önemini kaybetmeyecek, kent merkezinde oldukları için, kent halkına
alternatif ulaşım olanağı sağlayacaktır.
ÖNERİLEN
ÇÖZÜMLER/YAPILACAK İŞLER
Kent içindeki demiryolu hatları kısaca gözden
geçirildiğinde, aşağıda yer alan değerlendirmeleri yapmak mümkündür.
- Basmane
- Halkapınar arası demiryolu koridoru, metro inşaatı nedeniyle
yenileştirilmektedir. Metro trafiği üstten viyadükten gitmekte, ulusal
demiryolu hattı ise yüzeyden hemzemin olarak seyretmektedir. Birkaç
sokak hemzemin geçidi dışında Halkapınar’a kadar karayolu trafiğine
engel çıkarmamaktadır.
- Alsancak
- Kemer arası da kent trafiği için önemli bir konumdadır. Bu hatta
banliyö trenleri yanında Aydın - Denizli - Afyon güney hattı trenleri
işlemektedir. Alsancak - Kemer ve Basmane - Kemer ulaşım koridorları,
Yenişehir hemzemin geçidi civarında sıkışmaya yol açmaktadır. Ulaştırma
komisyonları yıllardır bu sorunu çözemedikleri için, tren geçişleri
sırasında karayolu trafiğinde sıkışıklıklar yaşanmakta ve zaman zaman
üzücü kazalar ortaya çıkmaktadır. Çağdaş kentlerde, demiryolu -
karayolu birlikteliği, kent içi demiryollarının viyadük,
alt-üst geçit ya da kısa mesafeli tünel kullanımı yoluyla sorun
yaratmayı engelleyecek bir şekilde sağlanmaktadır.
- İzmir
kentiçi demiryollarının en büyük sorunu, zaman zaman karayolları ile
kesişen hemzemin geçitlerdir. Daha önceki yıllarda özellikle Altınyol
civarında sıkışmaya yol açan bu durum karayollarının ve belediyenin
sırasıyla Mürselpaşa, Kahramanlar Ege mahallesi, Şaraphane, Sirgeli,
Bayraklı, Naldöken geçişlerinde köprü ve viyadük yapmasıyla bir şekilde
atlatılmıştır. Eksik kalan tek geçiş yolu Santral garaj civarındaki
hemzemin geçittir. Metro inşaatı sırasında burada bazı çalışmalar
yapılmaktadır. Bu geçitte bir an önce demiryolu geçişi hemzemin
olmaktan kurtarılmalıdır. Bu mevkide yapılan büyük kanal projesi
çalışmaları ve inşaatları ile büyük yatırımlara girişilmekte, ve
demiryolu koridoru bu sayede revizyona tabi tutulmaktadır. Yapılacak
köprülü bir geçiş ile de kentimizin bu kısmı modern bir görünüm
kazanacaktır.
- Metro
yapımı sırasında İzmir halkı, gerek viyadüklü üst ve alt geçişleri,
gerek kısa mesafeli tünelleri, gerekse iki tarafı emniyete alınmış,
yaya trafiğini rahatsız etmeyecek emniyetli hemzemin hataları
görmüştür. Halkapınar’dan sonraki ilk hemzemin geçit Çınarlı geçişi bir
an önce viyadüklü hale getirilmelidir. Bu civardaki metro çalışmaları örnek
alınabilir. Çınarlı’dan sonra Salhane istasyonuna kadar trafiği
rahatsız edecek kesişme noktası yoktur. Fakat Salhane’den sonra
Bayraklı’ya kadar olan hat emniyetsizdir. Trenler buralarda yoğun bir
kent dokusu içine girmektedir. İlk tedbir alınacak yer
Piyale hemzemin geçişidir. Burada en uygun çözüm karayolları ile
ortaklaşa olarak yer seviyesinden bir miktar yüksek olan demiryolunu,
bir miktar daha yükseltip, tren hattının ufak bir köprü yardımıyla
üstten geçmesi, Piyale trafiğinin de bu köprü altından akması
olacaktır. Üllemizde bu tür çözüme en sık rastlanılan yer, Haydarpaşa -
Gebze hattıdır. Bu hattın banliyö ve şehirlerarası trafiği yoğun olduğu
halde, bu tip çözümlerle geçişler sırasında karayolu trafiğine engel
olmamaktadır. Piyale geçişini aşan demiryolları Bayraklı istasyonuna kadar
sıkışık bir alndan geçmektedir. Bu mahalde metrocuların yaptığı gibi
demiryolu yaya trafiğinden tecrit edilmelidir. 60-70 cm yüksekliğindeki
beton duvar ve bunun üzerinde yer alacak tel örgü yeterli olacaktır.
İstasyondan sağ ya da sol tarafa geçecek yayalar için merdiven ve üst
geçit çözümü en uygun olanıdır. Buradaki karayolu hemzemin geçidi için
karayollarının yaptığı yol genişletme çalışmalarının bitmesi beklenmeli
ve çıkacak duruma göre alt-üst geçit çözümü uygulanmalıdır.
Bayraklı’dan Turan’a olan tarafta zaten karayollarının büyük ve geniş
viyadüğü bulunmaktadır. Turan - Naldöken arası zaten karayolları
trafiğinden tecrit edilmiş halde olup bu kısımdaki şehir dokusu
zayıftır. Emniyetli bir şekilde bu kısımda yüksek sürat yapabilecek
trenler Naldöken istasyonundan itibaren Karşıyaka’ya girmektedir.
Karşıyaka içinden geçen hemzemin hatlar yine Bornova metro inşaatında
olduğu gibi emniyetli hale getirilmelidir. Bu kısımda üzücü kazalar
olduğu için trenlerimiz yavaş gitmekte, yayalarımız ise
tedirgin olmaktadır. Karşıyaka civarında bir an evvel yapılması gereken
üst ve alt geçitler ise bir - iki sokak hemzemin geçidi dışında,
Karşıyaka(Çarşı), Karşıyaka Girne caddesi geçişidir. Yukarda sayılan
tedbirler alınırsa trenlerimiz emniyetli bir şekilde
Çiğli’ye hatta Menemen ve Aliağa’ya kadar ulaşır.
- Güney
banliyö hatlarında alınacak tedbirler ise daha kolaydır. Kemer’den
itibaren şehir içinden bağımsız olarak tepe eteğinden geçen demiryolu,
ancak Şirinyer civarında bir-iki engelle karşılaşmaktadır. Buradaki
düzenlemelerle rahatlıkla Gaziemir ve A.Menderes istasyonlarına
ulaşılmaktadır. Yalnız burada dikkat çekici bir nokta vardır. Henüz
şehir dokusunun yoğun olmadığı Gaziemir - A.Menderes arası yeni açılmış
sokaklar demiryolları ile hemzemin olarak kesişmektedir.
Buraları kalabalıklaşmadan bir an evvel tedbir alınmalıdır. Ayrıca
Akıncılar civarında karayolu ile yanyana seyreden demiryolu civarında
yaya emniyeti için koruyucu duvar yapılmalıdır. Buca ayrımından sonra
yoğun bir şehirleşme görülmektedir. Bu şehirleşmenin tam ortasından geçen
demiryolu tıpkı Karşıyaka örneğinde olduğu gibi yaya ve araç trafiğine
engel çıkarmakta, sırf bu yüzden 1970’li yıllarda bu hat üzerinden 80
km/h hızla geçen lokomotifler günümüzde hızını 10-20 km/h’ye düşürmüştür.
Alınacak tedbir hemzemin hatların kenarına beton duvar çekmek ve bir
iki sokak geçişi için alt-üst geçiş alternatifi aramaktır. Araç trafiği
için gereksiz olan bir-iki sokağın araç geçişine kapatılması için de
belediye - TCDD işbirliğine gidilmelidir. Karşıyaka civarında bununla
ilgili üç örnek vardır. Yeni hizmete giren ve Buca trafiğinin ana
omurgalarından biri olacağı söylenen Forbes caddesinin, demiryolu
geçişini hemzemin olarak aşması çağdaş bir yol değildir.
- Bütün
bu olgular bize İzmir
demiryollarında akılcı bir şekilde yeni düzenlemelere ihtiyaç olduğunu
gösteriyor. Fakat bu düzenlemeler içinde Alsancak ve Basmane garlarının
kaldırılması akıl dışıdır ve hiçbir geçerli mantığı yoktur. A.Menderes,
Buca, Karşıyaka - Çiğli yolcularını Halkapınar’da
indirmek ve Halkapınar’dan metroya aktarma yaptırmanın mantığı yoktur.
Eğer banliyo ile metro arası aktarma yaptırılmak isteniyorsa bu iş için
en uygun yer kent merkezinde bulunan Basmane istasyonudur.
- Basmane
garındaki metro inşaatı bittikten sonra açılan çukurun üzerinin
örtüleceği projeden haberi olan herkesin malumudur. Üzeri örtülen bu
çukurdan sonra iptal edilen peronlar tekrar hizmete sokulup eskisi gibi
7-8 platform ile tekrar kent içi ve kent dışı hatlar eski yoğunluğuyla
hatta daha da yoğunlaştırılmış bir şekilde hizmete
alınmalıdır. Bunda teknik bir engel olmayacağı ve Basmane istasyonun
önemli bir aktarma merkezi olacağı üzerinde önemle durulması gereken
bir olgudur.
- Alsancak
yolcuları düşünülerek Çiğli - Karşıyaka banliyo trenleri Alsancak’a da
sefer yapmalıdır. Hilal üzerinden Alsancak’a girişli ikinci köprü bu iş
için uygun olup Çiğli - Alsancak çift hat ulaşımı rahatlıkla
yapılabilir.
- Aynı
düşünce Basmane içinde uygulanmalı, bir önceki maddede bahsedilen
demiryolu yoncası marifetiyle Buca - Basmane ve A.Menderes - Basmane
arasına seferler konulmalıdır. Kemer’den Basmane hattına makas mevcut
olup, bu geçiş Hilal - Alsancak örneğinde olduğu gibi çift hat haline
getirilmelidir.
- Mevcut
banliyö hatlarına eklemeler yapılmalıdır. İlk akla gelen ve ucuz
maliyetli olan örnek Şemikler civarından Bostanlı - Mavişehir’e çift
hatlı demiryolu inşa etmektir. Buradaki arazi boş olduğundan Büyükşehir
Belediyesi ve karayolları ile koordinasyona girilip hemzemin ya da
viyadüklü bir hat rahatlıkla inşa edilebilir. Daha
önce Bornova son
duraktan Ege Üniversitesi kampüs içine böyle bir uzatma yapılmış ve
başarıyla çalıştırılmıştı. Fakat birkaç sene sonra bu uzatma
kaldırılmış ve öğrenci ulaşımında zorluk çekilmiştir. Ege Üniversitesi
kampüs içine raylı sistemle ulaşmak için, metro projesinin ikinci kısmının
tamamlanması gerekmektedir. Diğer gerekli bir ekleme de Çiğli hattına
bir makas ilave edip Atatürk Organize Sanayi bölgesine bir hat
döşemektir. Oradaki yapılaşma yeni demiryol koridoruna olanak
sağlamakta ve doku daha seyrek olduğu için inşaat kolaylığı da
getirmektedir. Bu gibi örnekler çoğaltılabilir.
- 10.
maddenin tersine yazık ki eskiden mevcut olan şimdi büyük bir kısmı
Kamil Tunca bulvarı altında kalmış olan eski Çimentaş - Altındağ
hattıdır. Yazık ki santral garaj yapımı ve Atatürk stadı
düzenlemesinden sonra şimdi çok verimli bir şekilde işleyecek olan bu
hat 1970’li yılların başında kaybedilmiştir. Daha sonra yakın yıllarda
demiryolunun üzerine asfalt dökülmüş ve bugünkü Kamil Tunca bulvarı
oluşmuştur. Böylelikle Işıkkent, Pınarbaşı ve Altındağ’da ikamet eden,
Yenişehir esnaf sitelerinde çalışan vatandaşlarımızı karayollarına
mahkum etmiştir. Eğer bu hat yerinde kalsaydı, Basmane’den hareket
edecek banliyo treni lokomotif deposuna varmadan bir makasla Yenisehir
inşaatçılar çarşısı mevkiinden (yani eski güzergahından)
hemzemin olarak gidecek, inşa edilecek ve pek masraflı olmayan kısa bir
viyadükle, Atatürk stadı ve karayolu kavşağını üstten aşacak ve şimdiki
Kamil Tunca bulvarından hemzemin olarak Altındag’a devam edecekti.
Yapılacak bir planla Pınarbaşı civarına ulaşacak ve henüz boş
alanların bulunduğu Işıkkent’e uzatılabilecekti. Sırf bu hattın
kaybolması yüzünden Işıkkent’te inşa edilen yeni santral garaja raylı
sistem ulaşımı için metro projesinin Bornova kısmının bitirilmesini beklemek
zorundayız.
- Akılcı
olan mevcut Basmane ve Alsancak garlarının kentiçi ve kentdışı
hizmetlerini daha da yoğunlaştırarak sürdürmesidir. Bu iki büyük
istasyon arasındaki mevcut geçişler sayesinde Çiğli tarafından gelen
banliyö trenleri, önce Basmane’ye uğrayıp daha sonra Alsancak’ta son
durak yapabilir. Ya da bunun tersi Çiğli’den gelen banliyö treni Hilal
makasından Alsancak’a sapıp yolcularını indirdikten sonra, geri dönüp
Basmane’ye son durak yapabilir.
- TCDD
ve büyükşehir belediyeleri ilçeler arası yeni ilave hatlar için
koordinasyona girmeli ve henüz imar planları tamamlanmamış bölgelerde,
çift hatlı bir demiryolunun işleyebileceği azami 10 m. genişliğinde
ulaşım koridorları açmalı, bu koridorlar nazım planlarda bulunmuyorsa
bunun plana alınması için çalışmalar Büyükşehir belediyesi
tarafından yapılmalıdır. Henüz boş olan Buca - Bornova arasındaki yeni
çevre yolunun paraleli banliyö ya da metro ulaşımı için ulaşım planına
alınabilir.
SONUÇ: Halkapınar bugünkü haliyle bir
merkezden çok bir geçiş noktası (gateway) görünümü arzetmektedir.
Halkapınar’dan Basmane ve Alsancak garlarına olan koridorlar eğer
Yenişehir tarafındaki büyük hemzemin geçit ıslah edilirse, tamamen
karayollarına engel teşkil etmeyecek bir hale gelecek, zaten bu kesimde
şehir karayolları trafiğine engel teşkil etmeyen bu
iki koridordaki demiryolu trafiği daha da yoğunlaşıp verimli bir hale
gelecektir.
Orhan Berent
Akademik Uzman
Dokuz Eylül Üniversitesi
(
1997 yılında yazılıp 1998 yılında Birleşmiş Milletler Yerel Gündem 21
Çalışma sonuç Kitabına alınmıştır. )
Ana Sayfaya Dönüş