Emisyonlar ve Emisyonun Ekolojik Etkileri

 

 

Ertuğrul ERDİN

 

Noktasal, çizgisel ve kümesel kaynaklardan gelen çeşitli kirleticiler canlılara çok olumsuz etki yapmaktadırlar. Bu etkileri aşağıdaki gibi toplamak mümkündür:

 

- İnsan sağlığına zarar verir ve etkiler

- Hayvanlar da zararları görülür

- Bitkiye zarar verir.

- Metallerde ve boyanmış malzemelerde korrozyona neden olur

- Yapıların yıpranmasını sağlar

- Sanatsal yapılaı tahrip eder

- Yerel ve yöresel iklimleri değiştirir insanın yaşamı kötüleşir, beslenme zincirindeki bütün canlılar olumsuz yönde etkilenir.

 

Kükürt dioksit yükünün ve akciğere geçebilen ince tozları, toksik ağır metal içerikleri ile insana zarar verdiği açıktır.

 

Yüksek kükürtdioksit ve toz konsantrasyonları beraberce hava tabakalarının ağırlaşmasına ve hareketi değişimi güç durumlara neden olmaktadırlar. Londra Smog'u, gibi 1952 Bronşut, astım ve akciğer fibosundan binlerce kişi ölmüştür. 1981/82 kışında da Batı Berlin'de bir çok kere smog verilmişti.

 

Yazın isebir çok büyük kentlerde güneş ışığının etkisi ile Los Angeles Smog'u görülmektedir. Bu tür smog olayı ise fotooksidanların etkisi altında olmaktadır: Azot oksitleri, hidrokarbonlar. Bu maddele oksitleyici özelliklerinden dolayı en düşük konsantrasyonlarla bile insanın solunum yolunu etkiler, insanın enfeksiyona karşı mukavemetiri azaltır.

 

Tarımsal alanda yararlı hayvanlar özellikle flor ve kurşundan büyük ölçüde zarar görmektedirler. Flor danalarda fluorezeye neden olmaktadır. Kemik yapısı değişmekte hareket bozuklukları, iştahsızlık ve kuvvetsizlik görülmektedir.

 

Kurşun sağırlarda görme ve hareket bozukluklarına neden olmaktadır, hayvanların ölümüne kadar gitmektedir.

Bitkiler ise bu çevresel zehilere karşı insanlardan daha hassastır.

 

Bu nedenlerden dolayı tüm emisyon değerleri, bunu saçan ve yayan kaynağında mutlaka sıfırlanmasa bile, en aza indirilmelidir.

 

 

 

 

 

Yakıtlarla Atmosfere Verilen Emisyonlar

Kullanılan yakıtı atmosfere hediye etmemek ve boşuna parayı yakmamak ve aynı zamanda da çevreyi kirletmemek için yakıt yakmakda kullanılan aygıtları, araçları yakma tekniğine uygun kullanmak gerekir. En önemli noktaları aşağıdaki gibi özetlenebilir.

Atık gaz sıcaklığı:

Atıklar, gazın sıcaklığı olabildiğince ve sürekli olarak düşük olmalıdır. Bu sıcaklık kontrol edilebilmelidir. Atık hava sıcaklığını ölçen bir termometre kaloriferli dairelerde bulunmalıdır. Sıcaklık hiç bir zaman 260oC'nin üstüne çıkmamalı ve 160 oC nin de altına düşmemelidir. Yoksa kazan korrozyona uğrar ve terleme suları da bacaya zarar verir.

Örme:

Sıcak su kazanları iyi bir şekilde izole edilmelidir. Kapıları ise genelde ateş tuğlası ile örülmüş olmalıdır. Ateş tuğlalarının hepisinin sağlam olmasına dikkat etmelidir. Bozuk örgü tuğlaları değiştirilmelidir.

Brülörün ayarlanması:

Yanma ayarı ne kadar iyi olursa olsun, kazana yanlış hava girerse; hiç bir işe yaramaz. Yanlış hava yanmanın kötüleşmesine sebep olan ve boşuna enerji tükettiren bir yüktür. Bu nedenle de kazanın kapısı, kapının çerçevesi kazan bloku, ve yakma sisteminin kısımlarının bağlantıları (zemin duman odası, duman bacası v.s.) çok iyi ve sızdırmaz olmalıdır. yanlış hava girişi saptanırsa, hemen bertaraf edilmelidir. Yoksa boşuna yakıt yakılmış olunur.

Baca çıkışı çok iyi ise yanmayı olumsuz etkiler. Baca çekişini optimum ayarlamak için ayar klapesi kullanılabilir.

Çok büyük yakma sistemlerinde klape ayarlamasının otomatik olması daha iyidir.

Brülörlü gaz kazanlarında çıkış kısmına kumanda edilebilir atık gaz klapesine ihtiyaç vardır.

Isı kazanlarının çoğu iyi izole edilmemiştir. Isı ve arka duvarı kısmen yalıtılmıştır. Isı kazanlarının dib kısmından ısı yansıması olmaktadır. İzolasyon kılıf dıştan ellendiğinde sıcaklığı el sıcaklığından fazla olmamalıdır. Yoksa izolasyon işe yaramıyor veya iyi yapılmamış demektir. Bir çok kazanda bu eksikliği düzeltmek mümkündür. Sıcak su teminininde izolasyon çok önemlidir ve sürekli sıcaklığın bulundurulması halinde sıcaklığı aynı tutmak gerekmektedir. Kayıplar ise

ancak iyi bir yalıtımla, kaplamakla önlenebilir. İzolasyon

ise kazanın her sıcaksu deposunun dış koşullara karşı iyi

yapıldığı zaman bilhassa etkindir.

Kazan:

Kazanın iyi verim vermesi için ateş tuğlası ile örülmesi, iyi

izole edilmesi, yanlış hava verilmemesi, temizleme iletim

hatlarının ve ısı ünitesinin iyi olması gerekir.

Oda sıcaklığı:

Oda sıcaklığı 23oC den 21oC'ye indirmekle bile ısınma

masraflarından oldukça çok tasarruf yapılır. Bir derece oda

sıcaklığının düşürülmesi demek yaklaşık % 6 enerji

masraflarından tasarruf edilmesini sağlar. Oda sıcaklığının

ayarlanması ise otamatik kontrol cihazı ile yapmak mümkündür.

Bu araç, yaygın olarak kullanılabilir ve bir lüks kabul

edilmemelidir. Yeni bina ve tesislere hatta şart

koşulmalıdır. Eski tesislerde modernize edilmeli ve bu

araçlar da eklenmelidir. Burada yapılan masraflar ise

yakıttan yapılan tasarrufla kendini kısa zamanda

karşılamaktadır.

Temizleme:

Bütün yıl boyunca kazan kullanılıyorsa, işletmede ise

özellikle de fuel oil ile çalışıyorsa kirlenmektedir. Kurum

birikimi de atık gaz sıcaklığının artmasına neden olur.

Fazla fuel oil kullanılır, yakıt israfı bu olayın sonucudur.

O halde en azından yılda bir kere ısınma dönemi başlamadan

yakma kazanları temizlenmeli, brülör ayarlanmalıdır. Yaz

ayında kullanılmayan kazanlar temizlenip korunmalıdır. Suyu

boşaltılmalıdır. Kazan su geçişi kapatılmalıdır.

Boru hattı:

İyi izole edilmemiş veya ısı kayıplarına karşı iyi

yalıtılmamış boru hatları geçtikleri yerde ısı yansımasına

sebep olurlar. Bazen serin kalmasını istediğimiz oda ve

hacimleri boşuna ısıtmış oluruz. Arzu edilmediği yerde

bulunan ve hizmet veren kalorifer veya soba fuzulidir. Tüm

iletim hatları ısı kaybını önlemek için çok iyi yalıtılmış

izole edilmiş olmalıdır.

Kurum:

Kazanın yüzeyindeki kurumlar ısının kötü iletilmesine neden

olur. Yanma ısısının kazanın suyuna erişmesini engeller. Atık gazın sıcaklığı artar yakıttan yararlanma verimi düşer. Kazan ile brülör uyum içinde olmalıdır. Bu nedenle kazan yılda bir kere mutlaka temizlenmeli ve brülör kontrol erilip,

ayarlanmalıdır.

Isıtma tesisinin kalbi ısı üreteci denilen kısmıdır. Isı üreticinin iyi verimi kazanın brülörün bakımına ve tüm sistemin iyi ayarlanmasına uyumlu ve verimli çalışmasına bağlıdır. Artık gazlardaki ısı kaybı enerji tasarrufu zorunluğu nedeni ile aşağıdaki değerleri aşmamalıdır:

4 KW- 25 kW'lik ısı üreteçlerinde; maksimum % 14 atıkgaz ısı kaybı

25-50 KW'lik ısı üreteçlerinde: maksimüm % 13 atıkgaz ısı kaybı

50- 120 kW'lik ısı üreteçlerinde; maksimum % 12 atıkgaz ısı kaybı

120 kW'lik ısı üreteçlerinde: maksimum % 11 atıkgaz ısı kaybı

Atıkgaz sıcaklığının 260 oC'nin üstüne çıkmasına da kesinlikle izin verilmemelidir.

Isı kazanlarının yanma odalarında yakıt optimum bir şekilde değerlendirilmelidir. Burada amaç katı, gaz veya sıvı şekildeki yakıtın ısı enerjisinden olabildiğince hiç kayıp etmeden yararlanmaktır ve ısıtma sistemine bu enerjiyi iletmektir.

Yakma tekniği açısından verimin ne kadar yüksek olursa, o kadar da az atık gaz kayıpları olur. Atık gazın ısısından yararlanmaya giderken de sıcaklığı hiç bir zaman 160 oC'nin altına düşürmemelidir. Kazan yüzeyinde korrozyona sebep olunabilir. Yanma odası çok kısa ise brülörden gelen fuel oil ve hava tanecikleri soğuk kazan duvarına çarpar ve kurum ve CO oluşmasına neden olur.

Yapılan ayarlamalar hava koşullarına ve gece-gündüze göre yapıldığı zaman yakıt tasarrufuna katkıda bulunulmaktadır. Kurum kalınlığı arttıkça fuel oil kullanımı da artmaktadır.

15 yıl kullanılan bir kazan teknik olarak ömrünü tamamlamıştır ve artık ekonomik değildir.

 

Ormanlara Verilen Zararın Ekonomik Önemi

 

Ketsel ekosistemdeki kirletici kaynakların ormanlara verdiği zararlar çok büyüktür. Bu zararları şöyle gruplandırabilir:

 

- Yılda belirli miktarda servet kaybına neden olmaktadır.

- Ayrıca ortam zararlılara karşı koruma masrafları, dona koruma ve artan kültür masrafları da vardır.

- Kereste değer kaybı ise ayrıca eklenmelidir,

- Dinlenme yeri azalması

- Erozyon v. gibi diğer kayıplar konusu olmaktadır.

Hava kirliliğinin iklimsel değişikliklere neden olduğu bilinmektedir. Örneğin CO2 içeriğinin artması havanın ısınmasına neden olmaktadır.

Model çalışmaları CO2 nedeni ile hava sıcaklığının 20C artması örneğin USA'da mısır üretiminin % 25 Buğday üretiminde % 20 azaltacağını ortaya koymuştur. Kazakistanda

sıcaklığın 10C artması ve yağışın % 10 azalması ile birlikte buğday üretiminde % 20'lik bir azalma beklenebilir.

Buna karşı Substropik bölgelerde 0.5-10 C lik bir artış ise çeltik veriminin % 15 artmasını sağlayabilir(Suyun ve besin maddelirinin sınırlayıcı olmaması koşulu ile).

Buzulların erimesi iklimin değişmesine iklim bölgelerinin kaymasına neden olabilir. Atmosferdeki ve okyanuslardaki sirkülasyon sistemlerinin değişmesi derin su ürünlerinin % 15-96 azalmasına neden olabilir.

Buzulların tamamen erimesi su seviyesinin 5-6 m yükselmesine neden olabilir, yerleşim alanlarını etkiler.

- 1983'de 2.5 milyar ha orman SO2 ve NOx zararına (%34) NO3 Fotooksidant %50 zararına uğramıştır.

 

- 1960'lı yıllarda ormanlarda canlılık azalması belirlenmiştir. Son yıllarda ise görülen zararlar ölme olayları ortaya çıkmıştır.

- Canlılığı azalan bitki örtüsü gözlenmektedir.

- İmmisyon korunumu, toprak su iklim peyzaj ve gürültü korunumu gibi görevleri orman üstlenmiştir.

- Orman doğal bir filtredir. rutubeti artırır bölgesel iklimi iyileştirir bu özelliği bozulabilir.

- CO2 artışı ile beklenen iklim değişimini frenleme özelliği vardır.

- Yeraltı ve yüzeysel suları kirlenmelere karşı korur.

- Karbonatların ve silikatların tamponlayıcı kapasitesi bozulur, yıkılır. Böylece sabit ağır metal iyonları mobil hale dönüşürse özellikle içme suları etkilenmiş olur.

- Yamaçlı yerlerde ağaçlar kök sistemleri ile toprak kaymasını engeller tutar.

- piddetli rüzgarlara karşı rüzgarı kırma azaltma gücü kaldırılır

- Mevcut büyük biyotoplar yok olur.

- Reaksiyon alanları olarak kullanılma fonksiyonunu yitirir.

Çevre politikası açısından sonuçlar :

Orman için tehlikeli ve zararlı olan SO2, NOx ve ağırmetaller aynı şekilde insan bitki ve hayvan sağlığı için de birer riziko oluşturmaktadır. Ayrıca toprak, su antik

eserler, yapılar ve diğer şeyler için de bir tehlike arzetmektedir.

Zararlı maddeleri kaynağında aza indirmek veya elimine etmek sadece orman dokusuna yararlı olmamakta aynı zamanda insan, hayvan kısmen tüm çevreye yarar sağlamaktadır.

Ön önlem prensibi ile hareket ettiğimizde çevreye gelebilecek zararlar daha baştan en aza indirilmiş olabilir veya ortadan kaldırılabilir. Ön Önlem veya kuşku ve geleceğinden korku kapsamlı biribirini izleyen araştırma ve çalışmaların yapılmasına olanak verecektir.

Neden etki ilişkisinin zamanlı olarak ortaya konması sağlık ve çevre için tehlikelerin önceden görülebilmesi gibi sonuçlar sergilenecektir.

- Serbest piyasa ekonomisini dinamik mekanizmalarını da kullanarak zararlı madde emisyonlarını azaltmak mümkündür.

- Bu tür kirlenme sınırı tanımadığı için gereğinde komşu ülkelerle aynı konuda işbirliğine gitmek

- Orman işletmesi olanaklarını kullanıp zarar derecesini ortaya koymak, ve azaltmak ekolojik ve ekonomik etkilerini hafifletmek

- Neden etki halkasında açıklık getirecek arıştırma ve geliştirme çalışmalarını yoğunlaştırmak koordine etmek, zararlı madde emisyonlarını azaltıcı uygun teknolojiyi

geliştirmek.

 

- CO2 ve SO2 tutma ve giderme için geliştirilen teknikler hem çok enerji yoğun, hem de pahalı oluşu nedeni ile uygulama şansı olmayan bir durumu sergilemektedir.

- Batı Almanya'da yılda yaklaşık 20 milyar ton CO2 ortama verilirken

- 100 milyon ton SO2 verilmektedir.

Federal Almanya Cumhuriyetinde "Orman Kurtar" oksijen programı içinde alınacak önlemler arasında; bulunmaktadır ki buna göre taşkömürü ve linyit kömürü ile çalışan termik santrallerin % 80'ini desülfürleştirme ünitesi ile desteklenecek ve % 20 ise kapatılacaktır.

1992 yılına kadar da 1 milyon tonun üzerinde SO2 emisyonu azalması beklenmektedir.

Bu şartname ve şartlarda ile yıllık SO2 emisyonunun 3,2 milyon ton dan 1.6 milyon tona azalacağı tahmin edilmektedir.

5.4.84 tarihinde kabul edilen SO2 emisyon değerleri ise;

Kömür yakan tesisler için 200 mg/m3

Fuel Oil yakan tesisler için 150 mg/m3

Gaz (Doğal gaz) yakanlar için 100 mg/m3

 

Ormanlara verilen zararların ekonomik yükünü azaltmak için :

- pu andaki araştırma durumunu saptamak

- Araştırılması gereken boşlukları bulup ortaya koymak

- Uzun vadeli araştırma projesi oluşturmak

- Araştırma sonuçlarının tüm projeye entegre edilmesi

- Kesin çözüm ve iyileştirme için işlem önerileri

Çalışma dört ağırlık merkezli iş grubunda toplanabilir ;

- Muvcut zararların tespiti ve ormanlık açısından alınacak önlemler

- Neden etki araştırması

- Hava kirleticileri

- Aktif önlemler, iyileştirmeler