HEMORAJİK TRANSFORMASYON GÖSTEREN AKUT SEREBRAL İNFARKTLARDA LEZYON VE KLİNİK ÖZELLİKLER

Şerefnur Öztürk, Taşkın Duman, Tülay Öztaş, Senay Özbakır

Hemorajik infarkt, tromboembolik alana kan akımının tekrar sağlanmasıyla oluşan hemorajik transformasyon olarak tanımlanmıştır. Bu çalışma hemorajik infarkt oluşumunda klinik ve radyolojik özellikleri değerlendirmek, hemorajik infarktlı hastalarda klinik profili değerlendirmek amacıyla planlandı. Akut strok sonrası yedi gün içinde kliniğimize kabul edilen hastalardan ilk CT’ lerinde infarkt tespit edilip 15 gün içinde çekilen kontrol CT’ lerinde hemorajik infarkt tespit edilen 34 hasta değerlendirildi. İlk 15 gün içinde kontrol CT’ lerinde hemorajik infarkt saptanmayan 15 iskemik strok hastası klinik özellikleri yönünden hemorajik infarkt grubu ile karşılaştırıldı. CT’ de hemorajik infarktlar peteşial ve hematom formasyonu şeklinde gruplandırıldı ve hematom oluşturan grupla diğer grup klinik özellikler yönünden karşılaştırıldı. CT’ de infarktın genişliği, lokalizasyonu ve arter alanı saptanarak gruplar arası karşılaştırma yapıldı. Çalışmaya alınan 34 hemorajik infarktlı hasta (yaş ort. 59,08 15,44) ile 15 infarktlı hastanın (yaş ort. 63,80 10,25) yaşları arasında fark bulunmadı. Hemorajik infarkt grubunda CT’ de infarkt boyutu hemorajik infarkt gelişmeyen gruptan belirgin olarak fazla bulundu (p=0,001). Sistolik kan basıncı iki grup arasında farksızken, diastolik kan basıncı kontrol grubunda yüksekti (p=0,036). HT ve DM öyküsü her iki grupta da farksızdı. Hematolojk değerler ve lipid profili yönünden de iki grup arasında fark bulunmadı. Strok başlangıcında nöbet yönünden fark bulunmazken klinik seyir sırasında ek nörolojik bulgu, hemorajik infarkt grubunda daha fazlaydı (p=0,017). Hemorajik infarkt grubunda strok sonrası tedavide antiagregan ve antikoagülan kullanım oranı % 44,1 idi. EKG de 58,8 atrial fibrilasyon bulunurken, % 17, 6 iskemik , %2,9 sol ventrikül hipertrofisi bulundu, % 20,6 normaldi. EKO’ da % 23,5 kapak hastalığı, % 2,9 ventriküler dilatasyon, % 18,8 hipokinezi, % 14,3 hipertrofi saptandı, % 14,7 hastada EKO normaldi. CT de hemorajik infarktın bulunduğu arter alanı %76,5 ile orta serebral, % 2,9 anterior serebral, %2,9 posterior serebral, % 17,7 multipl olarak belirlendi. Hemoraji formu %50 hematom, %47,1 peteşial, %2,9 mikst idi. Hemorajik infarkt gelişen hastalar arasında strok oluşum zamanı dakikalar içinde olanlar çoğunluktaydı (%55,9). Bunu saatler içinde olan (%17,6) ve günler içinde olanlar (%8,8) izliyordu. Hematom oluşturmuş hemorajik infarktlarda infarkt boyutu, kan basıncı, hematolojik parametreler ve klinik özellikler hematom oluşturmamış hemorajik infarkt gruplarından farklı bulunmadı. Rankin skalası ile de iki grup arasında fonksiyonel yetersizlik farklılığı yoktu. Sonuç olarak hemorajik infarkt oluşumunda kardiak kaynakların hemorajik transformasyonda en önemli faktör olduğu, strok gelişim süresi ve infarkt büyüklüğünün hemorajik infarkt oluşumunda prediktör olabileceği, diğer klinik özelliklerin hemorajik infarkt oluşumunu etkilemediği düşünüldü.