Kumid.ORG » Kültürel Mirasın Dostları Derneği » Dökümanlar
Derneğimizin Misyonu Yönetim Kurulu & Üyeler Örnekler Derneğin Tarihçesi Dernek Etkinlikleri Belgeler Linkler İletişim Bilgileri
HABERLER
12 Haziran 2007
05-07 Ekim 2007, Avusturya, Viyana: Derneğimiz 12. Uluslararası Kongre “Kültürel Miras ve Yeni Teknolojiler”in Bilim Kuruluna seçilmiştir.
31 Aralık 2006
Yıllık Faaliyet Raporu (Etkinlikler » Faaliyetler)
10 Ağustos 2006
2. "Çağrı" “Israil ve Lübnan’daki Kültürel Varlıkların Korunması İçin Çağrı”
EUROPA NOSTRA (*) , ICA, ICCROM, ICOM, ICOMOS and OWHC
(*) KUMİD Europa Nostra’nın Kurumsal Üyesidir. (Devamı »)
25 Temmuz 2006
1. "Çağrı" 15 Temmuz 2006 (*)
Prof. Dr. Fabio Maniscalco, Professor, Italy
(*) FOCUH tarafından 25 Temmuz 2006 tarihinde imzalanmıştır.(Devamı »)
11 Temmuz 2006
18-19 Ekim 2006, Viyana–Avusturya: Derneğimiz 11. Uluslararası Kongre “Kültürel Miras ve Yeni Teknolojiler”in Bilim Kuruluna seçilmiştir.
05 Temmuz 2006
Üyemiz Sayın Mahmut AYDIN, Arkelog, (Ankara) RMSU-Euromed Heritage tarafından Venedik’te düzenlenen “Proje Tasarımı“ konulu Eğitim Kursuna katıldı.
26 Haziran 2006
Derneğimiz ARCH, (İngiltere) nin Leonardo Da Vinci Projesinin Ortağı olmuştur.
18 Mayıs 2006
Derneğimiz "Avrupa Bütünündeki Kültür/Doğal Miras Birliği (Europa Nostra), Holanda"nın yeni “Kurumsal Üyesi” olmuştur..
27 Mart 2006
UNESCO - Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesini Türkiye 27 Mart 2006 tarihinde imzalamıştır.

NARA ÖZGÜNLÜK BELGESİ
1994

Önsöz

  1. Bizler, Japonya’nın Nara kentinde toplanan uzmanlar olarak, kültür mirasının korunması konusunda gelenekselleşmiş kavramları tartışmaya açan ve koruma uygulamalarında kültürlerin ve kültürel mirasın çeşitliliğine daha fazla saygı gösterilmesini sağlamak amacıyla ufkumuzu genişletme yolları ve araçları üzerine bir tartışma başlatmayı amaçlayan bir toplantı fırsatını sunan Japon yetkililerin yürekli girişimini ve entelektüel öngörüsünü selamlamak isteriz.
  1. Dünya Mirası Komitesi’nce önerilmiş olan tartışma çerçevesini takdirle karşılıyoruz. Bu Komite,  Dünya Mirası Listesi’ne katılmak üzere önerilen kültür varlıklarına ait dosyaların incelenmesi sırasında, tüm ülkelerin kültürel ve toplumsal değerlerine saygılı bir özgünlük kavramını uygulamaya koyma isteğini belirtmiştir.
  1. Nara Özgünlük Belgesi 1964 tarihli Venedik Tüzüğü’nün ruhunda tasarlanmıştır. Bu tüzüğü temel alarak onun kavramsal bir uzantısını oluşturmakta, günümüzde, hemen hemen tüm toplumlarda kültür mirasının tuttuğu önemli yeri göz önünde bulundurmaktadır.
  1. Küreselleşme ve birörnekleşme baskısıyla karşı karşıya olan ve kültürel kimlik arayışlarının kimi zaman saldırgan bir milliyetçilik ve azınlık kültürlerinin yok sayılması yoluyla sürdürüldüğü bir dünyada, kültür mirasının korunması uygulamalarında da, özgünlüğün dikkate alınmasıyla en büyük katkı, insanlığın ortak belleğinin tüm yönlerine saygı göstermek ve onu aydınlatmak biçiminde kendini göstermiştir.

    Kültürel Çeşitlilik ve Miras Çeşitliliği

  1. Kültür ve kültür mirası  çeşitliliği, tüm insanlık için, yeri doldurulamaz bir duygu ve düşünce zenginliği  oluşturmaktadır.  Temel bir özellik olarak kabul görmesi gereken bu çeşitliliğin, yalnız korunması değil, geliştirilmesi de insanlığın gelişimi için büyük önem taşımaktadır.
  1. Hem kültürler, hem de bunlara bağlı yaşam biçimleri için bu çeşitlilik, mekan ve zaman boyutuyla kendini gösterir. Kültürler arasındaki farkların bir çatışma yarattığı durumlarda, kültürel çeşitliliğe saygı gereği, bütün taraflara özgü değerlerin meşruiyeti  tanınmalıdır.
  1. Kültürler ve toplumlar, miraslarını oluşturan ve korunması  gereken somut ve soyut anlatım biçimleriyle kendilerini ifade ederler.  Bu anlatım biçimlerine de saygı gösterilmelidir.
  1. UNESCO’nun, “Birimizin kültür mirası, hepimizin mirasıdır” anlayışını ana ilke olarak kabul ettiğini anımsatmak önemlidir. Mirasla ve onun yönetilmesiyle ilgili sorumluluklar, öncelikle o mirası yaratmış olan kültürel topluluğa,  sonra da onun korunmasına emek verenlere aittir. Ne var ki, bu sorumlulukların yanı sıra, kültür mirasının korunması için hazırlanmış uluslararası tüzük ve sözleşmelerin kabulü de, bunlarda dile getirilmiş olan ilke ve sorumlulukların dikkate alınmasını zorunlu kılar. Kendi gereksinmelerini diğer kültürel toplulukların gereksinmeleriyle dengelemek, ancak bunu yaparken ana kültürel değerlere ters düşmemek  her toplum için arzu edilen bir durumdur.
 

Değerler ve özgünlük 

  1. Kültür mirasının tüm biçimleri ve tüm tarihsel dönemleriyle korunabilmesi, bu mirasa değerler atfedildiği ölçüde kolaylaşır. Bu değerleri olabilecek en doğru bir biçimde algılama yeteneğimiz, bu değerler hakkındaki bilgi kaynaklarının inanılır olmasına ve doğru anlaşılmasına da bağlıdır. Bu değerleri tanımak, anlamak ve kültür mirasının ilk tasarımına ve sonradan kazandığı özelliklerine, tarihsel varlığına ve anlamına bağlı olarak yorumlamak, söz konusu yapıtın özgünlüğü konusunda varılacak yargının temelini oluşturur ve hem biçimle, hem de malzemeyle ilgilidir.
  1. Venedik Tüzüğü’nde de bu anlamda yer verilen özgünlük, ulaşılabilir bilgi kaynaklarının inanılırlığı konusunda niteleyici ana etken olarak belirmektedir. Her türlü bilimsel çalışmada, koruma ve restorasyon müdahalelerinde, Dünya  Mirası Listesi’ne kabul edilme sürecinde, ya da kültür mirasıyla ilgili her türlü envanterde özgünlük çok önemli bir işlev yüklenir.
  1. Kültür varlıklarına atfedilmiş değerler ve bilgi kaynaklarının güvenilirliği konusundaki yargılar kültürden kültüre, hatta aynı kültürün içinde değişebilir. Başka bir deyişle, değer yargılarını ve bunlara bağlı özgünlük değerlendirmelerini tek ve değişmez ölçütlere dayandırmak kabul edilemez. Tam tersine, kültürlere gösterilecek saygı, her yapıtın ait olduğu kültürel bağlamı belirleyen ölçütlere göre dikkate alınmasını ve değerlendirilmesini zorunlu kılar.
  1. Dolayısıyla her kültürde kendi miras değerlerine özgü niteliklerin tanınması ve ilgili bilgi kaynaklarının inanılırlığı ve doğruluğu, en önemli ve acil olan konudur.
  1. Bir anıtın ya da sitin doğasına ve kültürel bağlamına bağlı olarak; özgünlük yargısı çok çeşitli bilgi kaynaklarına bağlıdır. Bu kaynaklar; tasarım ve biçimi, malzeme ve nesneyi, kullanım ve işlevi, gelenek ve teknikleri, konum ve yerleşimi, ruh ve anlatımı, ilk tasarım ve tarihsel evrimi içerir. Bilgi kaynakları yapıtın bünyesinde olabileceği gibi, dışında da olabilir. Bu kaynakların kullanımı, kültür mirasının, sanatsal, teknik, tarihsel ve toplumsal boyutlarıyla tanımlanmasına olanak verir.

 

Ek I

(H. Stovel tarafından önerilmiştir)

  1. Kültür ve miras çeşitliliğine saygı, bir anıt ya da sitin özgünlüğünü tanımlama ve belirleme girişimlerinde, katı formüller dayatmaktan, ya da standart işlemlerden  kaçınmak için bilinçli bir çaba gerektirir.

    2- Kültürlere ve miras çeşitliliğine saygı içinde özgünlüğü belirleme çabaları, kültürleri kendi doğa ve ihtiyaçlarına göre analitik süreçler ve araçlar geliştirmeye özendiren yaklaşımlar gerektirir. Bu yaklaşımlar birçok ortak yöne sahip olabilir:

    • özgünlüğü değerlendirirken disiplinlerarası işbirliğini sağlamak ve tüm ulaşılabilir bilgi ve uzmanlıklardan uygun biçimde yararlanmaya  çaba göstermek;
    • özellikle anıtlar  ve sitler söz konusu olduğunda, kabul edilen değerlerin bir kültürü ve bu kültüre özgü çeşitliliği gerçekten temsil etmesi için çaba göstermek;
    • anıt ve sitler için özgünlüğün kendine özgü doğasını, gelecekte yararlı bir bakım ve izleme rehberi olacak biçimde açıkça belgelemek;
    • özgünlük değerlendirmelerini değişen değer ve koşulların ışığında güncelleştirmek.
  1. Kabul edilen değerlerin temsil edilmesini sağlamak  ve bu değerleri belirleme sürecinin, olanaklar ölçüsünde disiplinler  ve topluluklar arası bir uzlaşmayı geliştirecek eylemler içermesi için çaba göstermek özellikle önemlidir.
  1. Her kültürün farklı anlatım biçimlerinin ve değerlerinin, evrensel ölçekte saygı görmesine ve anlaşılır olmasına katkıda bulunmak için, kültür mirasının korunmasıyla ilgili herkes, attığı adımları uluslararası işbirliğine dayandırmalı ve bu işbirliğini geliştirmeye çalışmalıdır.
  1. İnsanlığın ortak mirasının korunmasında özgünlüğe yüklenen pratik değerin arttırılması için ön koşul, bu diyaloğun dünyanın çeşitli bölge ve kültürlerinde süreklilik kazanması ve genişlemesidir. somut önlemler alabilmek için, mirasın bu temel boyutu konusunda halkın bilincini yükseltmek mutlak bir gerekliliktir.

 

Ek II 

Tanımlar

  • Koruma: Bir yapıtı  anlamaya, tarihini ve anlamını tanımaya,  maddi olarak korunmasını sağlamaya ve gerektiğinde restore ederek değerlendirmeye yönelik tüm işlemleri içerir.

    (Dünya Mirası Sözleşmesi’nin birinci maddesinde tanımlandığı gibi, kültür mirası; anıtları, yapı gruplarını ve sitleri içerir.)

  • Bilgi Kaynakları: Bir yapıtın doğasını, özelliklerini, anlamını ve tarihini tanımaya olanak veren anıtsal, yazılı,sözlü ve simgesel tüm kaynaklar
 

Nara Özgünlük Belgesi, 1-6 Kasım 1994 günlerinde Japonya’nın Nara kentinde düzenlenen Nara Özgünlük Konferansı’nın 45 katılımcısı tarafından kaleme alınmıştır. Dünya Mirası Sözleşmesi çerçevesindeki bu konferans, Japon hükümeti Dış İşleri Dairesi ve Nara Valiliği’nin daveti üzerine gerçekleştirilmiştir. Bu daire, konferansı UNESCO, ICCROM ve ICOMOS’un işbirliğiyle düzenlemiştir. 

Nara Belgesi’ne son biçimini, Konferans’ın genel raportörleri olan Sayın  Raymond Lemaire ve Sayın Herb Stovel vermiştir. 

Çeviri: Deniz Mazlum, 2005


Ana Sayfa | Misyon | Üyelerimiz | Örnekler
Tarihçe | Etkinlikler | Dökümanlar | Linkler

İletişim Bilgileri
 
Tüm Hakları Saklıdır ©2006 KUMID Designed by Emrah Ömüriş